Nefes: Sadece Hayatta Kalmak mı? Gerçekten Yaşamak mı?

Nefes almak, hepimizin farkında olmadan gerçekleştirdiği o mucizevi eylem. Ama size bir sır vereyim. Nefes aldığımızı fark ettiğimiz, hatta bunu gerçekten bir görev bilinciyle yerine getirdiğimizde hayat anlam kazanıyor. 

Bundan yaklaşık bir yıl kadar önce bir nefes yolculuğuna çıktım. O dönem okuduğum kitapların, videoların çoğu nefesle ilgiliydi. Sanki evren bana bir yol gösteriyordu. En alakasız olduğunu düşündüğüm yazılar, görseller bile nefes konusuna bir şekilde değiniyordu. Ben de daha fazla direnmedim ve bu konuyla ilgili daha çok okudum, araştırdım ve daha derinlerine girebilmek için eğitimini almaya karar verdim. 

Eğitim sonrasında da bir profesyonelle şahane bir nefes seansı yapma şansım oldu.  Bugün o anları düşündüğümde tüylerim hâlâ diken diken olur. İnanılmaz yoğun, derin ama bir o kadar da tedirgin edici bir deneyimdi diyebilirim. Seans sonunda hissettiğim tek duygu, kafesten salınmış bir kuşun özgürlük duygusuydu. Kalbim âdeta kanat çırpıyordu. Göz yaşlarım sel olmuş, ağlamanın insana ne kadar iyi geldiğini hatırlamıştım. Hem de öyle sessiz sedasız da değil, haykırarak  ağladım. Aldığım o her derin ve yoğun nefes, içimden gitmesi gerekenleri atmış, yanıma almam gerekenleri zihnime ve bedenime nakşetmişti. 

Yaşadığım bu deneyim, hayatımın dönüm noktalarından biriydi diyebilirim. Kendime ve bu yolda bana eşlik eden şahane koçuma teşekkür ederim. 

Aslına bakarsanız nefes, her duruma uygun bir anahtardır; bazen kapıları açar, bazen sakinleştirir, bazen de içimizdeki ışığı uyandırır. O an ihtiyacın her neyse seninle işbirliği yapar. Sen kendini teslim edebilirsen, o sana yolu gösterir, el ele yürürsünüz çıkışa doğru. 

Buradaki en önemli mesele ‘’teslim olabilmek’’ ve elbette üzerine çalışmak. Zira nefes, tek başına bir mucize yaratamaz. Sihirli değnek gibi hayatına dokunup, ters giden şeyleri çözemez, travmaları silemez, hayatı toz pembe hale getiremez.

Ancak, beden ve duygularla daha dürüst bir ilişki kurmamıza yardım eder! Ve hayatımızda bir şeyleri değiştirmeye niyetindeysek, müthiş bir başlangıç noktasıdır. 

Ben nefesi zorlu anlarımdan hızlıca çıkabilmek için kullanmıyorum. Aksine o zorluğun dibine inme ve çözümü oralarda arayıp bulmak için bir araç olarak görüyorum. Yani pozitif olmak için ortaya koyduğum bir çaba yok . Duyguları bastırmak yok. Hedeflenmiş bir varış noktası da yok. 

Nefes , bedenle kurduğu o müthiş ilişki sayesinde içinde bulunduğum duygu durumunu daha net anlamama ve bu duyguları istediğim oranda yönlendirmeme, gerekiyorsa şifalandırmama yardım ediyor. 

Eğitimle başlayan bu bir yıllık içsel hazırlık sürecim, artık meyvelerini vermeye hazır. Bugün, nefesin rehberliğinde sizlere yoldaşlık etmek için buradayım. 

Mükemmellik değil, samimiyet ve ortak bir öğrenme süreci vaat ediyorum. Belki de bu 

yolda en çok, birbirimizden öğreneceklerimiz bizi şifalandıracak.

Uzun lafın kısası ;

Ben sana nasıl nefes alacağını öğretemem.

Sen bunun zaten biliyorsun.

Ben sadece nefesi doğru kullanman ve bunu hatırlaman için sana alan açabilirim.

Eğer istersen, kendine karşı dürüst olabileceksen, duygularını anlamak ve kısa yoldan değil de biraz sindire sindire, anlaya anlaya yürümek istersen bu yolu;

Gel birlikte nefes alalım. 

Seanslar hakkında bilgi almak için : sonatnazan@gmail.com

Sevgiyle ,

Nazan

Bu Yazının Bir Rengi Olsaydı : ”Orman Yeşili ”olurdu.

Bu Yazının Bir Şarkısı Olsaydı : ”Vivir- Yasmin Levy FT.Omer Faruk Tekbilek” olurdu. https://open.spotify.com/track/3U5JVgI2x4rDyHGObzJfNf?si=3689a865ab3a4ea1

Bu Yazının Bir Kokusu Olsaydı: ”Deniz Kokusu” olurdu.

Posted in

Yorum bırakın