Kategori: Uncategorized
-

When we arrived at the restaurant Gamze mentioned, I was genuinely surprised to see a long queue waiting outside. From the outside—and honestly, even from the inside—it didn’t look like a visually striking or “glamorous” place at all. But then I noticed the Michelin plaques at the entrance; I was standing right in front of…
-

Gamze’nin sözünü ettiği o restorana gittiğimizde, kapıda bizi uzun bir sıranın beklediğini görünce gerçekten çok şaşırdım. Zira restoran dışarıdan ve hatta içeriden bakıldığında hiç de öyle göze hitap eden, “matah” bir yer gibi durmuyordu. Ama sonra kapıdaki Michelin tabelaları dikkatimi çekti; 2024 ve 2025 yıllarında Michelin tavsiye listesine girmiş bir restoranın önünde duruyordum! Bir yandan…
-

I am back at my computer after a long break. I was just about to finish the second part of my post on Vietnam when my eyes caught a woman sitting on the other side of the glass window in the same place, also working on her laptop. She couldn’t hold back her tears; she…
-

Uzun bir aradan sonra yeniden bilgisayarımın başındayım; Vietnam konulu yazımın ikinci bölümünü bitirmek üzereyim ki, bulunduğum mekânda camın öteki tarafında yine bilgisayarının başında oturan bir kadına takılıyor gözüm. Kadın gözyaşlarını tutamıyor; sessizce ama gördüğüm kadarıyla çok da güzel ağlıyor. Gözyaşları ardı arkası kesilmeden dökülüyor. Belli ki hazırlıksız yakalanmış; mendil, peçete hak getire, elleriyle yüzünü kaplayan…
-

I’m still at the summer house. I’m at the place I used to think was the westernmost tip of Turkey—though it turns out it’s actually not! 🙂 But hey, it’s still pretty far west. I’ve set up a wonderful little office for myself in the garden. A little table, a chair, and of course, the…
-

Hâlâ yazlıktayım. Türkiye’nin en batı ucu zannettiğim ama aslında olmayan yerdeyim :). Ama epey batı sayılır. Bahçede kendime şahane bir ofis kurdum. Bir küçücük bir masa, bir sandalye bir de olmazsa olmaz, kedi…. Buraya geldiğim ilk günlerde, gerçek hayatın sorunlarıyla epey debeleniyordum. İş, yeni planlar, olur mu olmaz mı’lar, finansal soru işaretleri! Ama burada geçirdiğim…
-

I’m in Karaburun-Mordoğan right now, at the westernmost tip of Turkey… I’m in the place where the best days of my childhood happened. Back when troubles weren’t really troubles, and the biggest problem was just a little jealousy between friends… Whenever I think about those days, Sıla’s famous song “Zamanında” (Back in the Day) always…
-

Karaburun-Mordoğan’dayım. Türkiye’nin en batı ucu… Çocukluğumun en güzel zamanlarının geçtiği; dertlerin henüz dert olmadığı, en fazla arkadaş kıskançlıklarının keyfimizi kaçırdığı zamanlar… O dönemlerimi düşündükçe Sıla’nın efsane şarkısı “Zamanında” aklıma düşer hep. Yaz uzundu eskiden, zamanında böyle kayıplar yoktu Sevinçlerimiz gerçekti, gözyaşının ertesi umutlu Güzeldim ben o yazlar kadar, zamanında ailem çoktu Güzeldim ben o yazlar…
-

Date: August 1, 1968. Location: İzmir. It was a sweltering summer day. On the night of July 31st, my parents had just returned home from an open-air cinema, having watched the classic film The Flower Girl. Everything seemed completely normal. They went to sleep, but at 5:00 AM, my mother woke up with sudden labor…
-

Tarih 1 Ağustos 1968, yer İzmir. Hava sıcak mı sıcak. Annem ve babam 31 Temmuz gecesi yazlık sinemada Selda Alkor’un Çiçekçi Kız filmini izleyip eve geliyor. Her şey normal gece yatıyorlar ve annem sabah saat 05:00’te sancıyla uyanıyor. İlk kızı biraz aceleci davranıyor ve 7 aylıkken dünyaya gözlerini açıyor. Sadece bir kilogramcık, tüy gibi hafif…