Hola Madrid!

2023 yılının başlarında İspanyolca öğrenmeye merak salmıştım, zira önceki hayatlarımdan birinde İspanyol olduğuma inanıyorum. Ve ben inanıyorsam, öyledir 🙂

Bu inançla dile merak salma arasında yaklaşık 15 yıl var, ama olsun. Geç olsun, güç olmasın.

Yabancı dil meraklılarının imdadına yetişen Duolingo, iki yıl boyunca en favori uygulamam oldu.

Ancak bir süre sonra, bu işi daha ciddi bir şekilde ele almam gerektiğine karar verdim. Para biriktirip, kendime Madrid’de iki haftalık bir İspanyolca kursu hediye ettim, 50. yaş günümde. “İki haftada ne öğrenilir?” demeyin, elbette öğrenilmez, ama mesele  sadece dil öğrenmek değildi zaten.

Planım, 2024 Kasımında gitmekti tam doğum günümde, ancak canım ortağımın acil diz ameliyatı nedeniyle seyahati 2025 yılının Nisan ayına ertelemek zorunda kaldım. Ama gidecektim, kafaya koymuştum. Zaman yaklaştıkça bir şeylerin farkına varmaya başladım: Mesleğim gereği onlarca kez yurt dışına çıkmıştım ama ilk defa iş dışı bir seyahate “tek başıma” gidiyordum. Üstelik rotam, bana çok yabancı olan Madrid’di.

Uzun lafın kısası Nisan 2025’de, iki hafta Madrid beni bekliyordu. 

Zaman yaklaştıkça anksiyetem artıyordu. Genelde lokallerin yaşadığı bir bölgede ve turistik konaklama kabul etmeyen bir binada dairemi kiralamıştım. Mutfağı olması şarttı, her öğünümü dışarda yiyecek kadar bütçem yoktu. 

Hazırdım, okulum, dairem, uçak biletim ve kısıtlı bütçemle yola çıktım. Bu yolculuğun derin bir anlamı daha vardı. Dil öğrenmenin yanı sıra, özgürlüğüme olan özlemimin ve verdiğim boşanma kararımın sessiz bir teyidi olacaktı. 

Uçağa biner binmez yol arkadaşım olan iki şişe Bottega Prosecco’mu açtım; benim için yolculuk, uçak saatinden bağımsız Prosecco demektir! Dört saat boyunca kendimi telkin ettim. Turizmci geçmişimden alıştığım o lükslerin hiçbiri olmayacaktı. Ne havalimanında bir karşılama, ne konforlu bir transfer, ne de her zaman valizimi taşıyan bir eş… 🙂

Madrid’e vardığımda önümde bir otobüs ve iki farklı metro hattı vardı. Elimde koca bir valiz, sırtımda çanta… Yürüyen merdiveni olmayan o köhne metro koridorlarında ter dökerken yalnızlığın ağırlığını iliklerime kadar hissettim. Daireye ulaştığımda, büyük bir boşluk duygusuyla baş başa kaldım ve kendime “Gerçekten istediğim bu muydu?” diye sordum.

Cevabı bulmak için kendimi sokaklara attım. Şansıma hava şahaneydi. Okulumun evden 58 dakika yürüme mesafesinde olması beni heyecanlandırdı, çünkü ben yürümeye takıntılıyım, hele ki keşfedilmeyi bekleyen bir Avrupa şehrindeysem!

Okulumu buldum, sonrası serbest atış. Tüm özlediğim lezzetler beni bekliyordu. Jamon, padron biber, Manchego peyniri ve elbette Cava (İspanyol Proseccosu). ilk akşam küçük bir tapas barda şahane bir ziyafet çektim. Sonrasında market alışverişimi yaptım. Dediğim gibi her öğünü dışarıda yiyecek bütçem yoktu, ama bu bir sorun değildi. Hem yemek yapmayı seviyorum hem de Avrupa marketlerine aşığım.

İki haftalık Madrid özetim şu: İnsanlar aydınlık ve yardımsever. İster İngilizce ister çat pat İspanyolca konuş, seni anlamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bir kafede en güzel masaya oturup saatlerce kitap okusan kimse sana “ne zaman kalkacaksın” diye bakmıyor, aksine seni tapaslara boğuyorlar. İçkiyi fazla mı kaçırdın, yapayalnız mısın, kalkıp gitmeye yeltendiğine, garson yanına gelip iyi olduğundan emin olmak istiyor.  

Dilleri dışında hiçbir telaşları yok; sanki biz hayatta kalma modundayken onlar gerçekten “yaşıyor”.

Bayıldım, aşık oldum. 

Kısacası Madrid bana çok ama çok iyi geldi. Neleri çok sevdiğimi, nelere özlem duyduğumu ve neye ihtiyacım olduğunu anlayarak döndüm İstanbul’a. Hayatımın bir evresinde Madrid’de yaşama dileğiyle…. 

Sorsan, ama  denizi yok derler. Yani? 

Sevgiyle,

Nazan

Not: Madrid sonrası İspanyolcaya ara verdim. Bu yazıyla kendime bir söz vereyim. Tekrar başla!

Bu Yazının Bir Rengi Olsaydı : ”Lime Yeşili ”olurdu.

Bu Yazının Bir Şarkısı Olsaydı : Bebe’den ”Siempre me quedaráolurdu. https://open.spotify.com/track/3U5JVgI2x4rDyHGObzJfNf?si=3689a865ab3a4ea1

Bu Yazının Bir Kokusu Olsaydı: ”Pembe Prosecco” olurdu.

Posted in

Şuna bir yanıt: “Hola Madrid!”

  1. keendreamily06afdd1c02 Avatar
    keendreamily06afdd1c02

    çok sahici 😍 İtalyanca öğrenmeye niyet ettiğinde haber ver😂

    Beğen

Yorum bırakın