Yine içimden geldiği gibi, gelişine yazıyorum. Yazımın konusu: İki insan arasındaki aşk. İlahi aşk değil, hayata duyduğun aşk değil, çocuğuna ya da kedine köpeğine duyduğun o sevgi değil… Bildiğin iki insan arasındaki o büyülü duygudan bahsedeceğim.
Aşkın genel bir tanımı yok. Bilim insanları vücutta meydana gelen birtakım biyolojik değişimler ve kimyasal reaksiyonlarla açıklasalar da ben olaya kendi gözlüğümden bakacağım.
Aşk bir delilik hali demiş birileri. Olabilir. Bir defa aşk muhteşem bir şey. Karşılıklısı, karşılıksızı, bittiği anda verdiği acı, iyileşme süreci… Her safhası ayrı bir deneyim. Umarım hepimiz hayatımız boyunca defalarca âşık olup bu şahane duygu selinde yüzeriz. “Tek aşk yeter” diyenleri duyar gibiyim. Peki! 🙂
Aşk dediğin insanı büyütüyor, geliştiriyor, dönüştürüyor. Âşık olduğun kişi sayesinde kendinde hiç bilmediğin yönlerini fark ediyorsun. Bazen bu yönlerini seviyor, bazen de “Bende bu da mı varmış?” diyerek hayret ediyorsun.
Aşkın evreleri, insanın hayatının evreleri gibi. Her yeni aşk; bir giriş, gelişme ve sonuç süreci… Harika bir şey değil mi? Ama bitince acısı çok büyük oluyor! Olsun be, o da lazım. Sonradan farkına varsak da çektiğimiz acı sayesinde demleniyor, içimize kapanıyor, hesaplaşıyor, kendimizle kavga ediyor ve yeni bir “ben” inşa ettiğimiz o şantiyeden yepyeni biri olarak çıkıyoruz. Bir sonrakine hazırız! 🙂
Aşktan korkmamak lazım. Aşk, bu dünyada en yaşanılası duygu. Ben “çok aşık oldum” diyemem ama sağlam birkaç aşk yaşadım. Kimine ben çok aşık oldum, daha az karşılık aldım; kimi bana daha çok aşık oldu, benden daha az karşılık aldı. Bazen karşımdakinin haberi bile yoktu ama ben içimde koca bir düğün dernek kurmuştum bile. Ne gam! O hayali yaşamak bile beni zamanında dünyanın en mutlu insanı yapmaya yetmişti.
Hepsi yaşandı ve hepsi çok güzeldi. Bazen uzun sürdü, bazen saman alevi gibiydi. Bazen sadece bir adım atmam için hayatıma girdi ve süreci tamamlanınca çıktı; bazen de ben birilerinin hayatına bir sebeple girdim ve görevim tamamlanınca çıktım.
Aşk şahane bir şey. Asla kaçmam, hep varım. Sonu hüsran ve acı olsa da! Hem genellikle öyle olmuyor zaten. 🙂
Aşkla!
Yazıya Dair
Bu Yazının Bir Rengi Olsaydı : ”Derin Mavi ”olurdu.

Bu Yazının Bir Şarkısı Olsaydı : ”Nancy Sinatra – Bang Bang” olurdu. https://open.spotify.com/track/3U5JVgI2x4rDyHGObzJfNf?si=3689a865ab3a4ea1 
Bu Yazının Bir Kokusu Olsaydı: ”Şeker Kokusu” olurdu.


Yorum bırakın