Bir yaz daha bitiyor ve ben yastayım. Çünkü tam bir yaz insanıyım ve yaz bitiyor diye karalar bağladım. Bir tişört, bir şort ya da sırtı açık seksi bir elbise ile geçirilen günler geride kaldı, kalıyor. Bu da beni inanılmaz üzüyor.
Doğa ölümle burun buruna; tüm çiçekler soluyor, yeşil yapraklar sararıp dökülüyor. Gri ve karanlık gökyüzü, keskin rüzgar, yüzümüze çarpan soğuk yağmur ve kar taneleri kapının hemen ardında içeri girmek için sıra bekliyor.
Halbuki yaz, her şeyin canlı olduğu bir mevsim. Doğa ana canlı, çoluk çocuk sokakta, genci yaşlısı cilveli, neşeli… Kıyafet kodu havadar ve renkli. Geç kararan ve erken aydınlanan hava da cabası. Müthiş gün doğumları ve gün batımları… Yazlığın bahçesinde ablamla ve annemle yaptığımız zararsız dedikodular, kahkaha ve elbette kedi eşliğinde içilen kokteyller… Ah, en ama en sevdiğim şeyler!
Çok sıcak ve terleten havalara rağmen yaz mevsiminden hiç şikayet etmedim, etmem. „Off, çok sıcak!“ demişliğim vardır elbette ama bu kesinlikle şikayet değil, sadece bir tespittir.
2026 yazına şöyle bir dönüp baktığımda, ondan razı olduğumu söyleyebilirim. Biraz daha denize girmek isterdim ama kısmetse 2027 yazına diyelim.
Bu günlerde doğa ölmeye hazırlanıyor. Biliyorum ki tekrar doğabilmek için ölüm şarttır. Dolayısıyla dünyanın yaşadığımız bu yarımküresinde yaza tekrar ulaşabilmek için zorlu bir kıştan geçmemiz gerektiğinin çok farkındayım.
Ama yine de yaza olan bağlılığım sorgulanamaz. Hatta gelecekte hayatımı “yazı kovalayarak” kurgulama niyetindeyim. Peki, bu ne demek? Şu demek: Yıl boyunca yaz olan ülkelerde yaşamak… Yani bizde kışken yazı yaşayan ülkelere seyahat etmek ve yaz boyunca oralarda takılmak; tersi olunca da yine kendi coğrafyamda ve yakınlarında vakit geçirmek. Düşünsenize; mont yok, çizme yok, eldiven yok, atkı yok. Oh mis!
Bu söylediklerim size tuhaf gelebilir; mevsime bu kadar takıntılı olmak yani… Ama bu konuda olgunlaşmayı ve mevsimleri geldiği gibi kabul etmeyi reddediyorum. Bazılarınız şimdi, “Ama kışı yaşamadan yazın tadı olmaz ki” diyebilir. Valla öyle bir olur ki! Zira kışı yaşadım; hem de tam 52 defa. Dolayısıyla bundan sonra sadece yaz mevsimini yaşayıp her anının kıymetini bilebilirim.
Kışı sevmiyorum arkadaş. Bir defa bende Frigofobi (soğuktan, donmaktan veya aşırı düşük sıcaklıklardan duyulan yoğun, mantıksız ve aşırı korku) var. Sıcak bir ortamdan kalkıp dışarı çıkmam gerekiyorsa, henüz çıkmadan içim titremeye başlar. Ya da kış mevsiminde Avrupa’ya seyahat edeceksem, o valizi yapmak dünyanın en stresli meselesi olur benim için. Zira içlikler, yün çoraplar, eldivenler, atkılar, montlar, botlar, çizmeler… Sizin anlayacağınız, kış mevsimiyle aram epey kötü.
Mesela yazın kendine has bir kokusu var. Anlatması zor ama deneyelim: Yaz mevsiminde sabahlar taze kokar; taze nane, taze çim ya da yasemin… Öğlen sıcak basınca biraz asfalt, is ve toz; ama akşam çökmeye başlayınca melisa şahlanır, yan komşunun mangal kokusuna karışır. Anason mesela buram buram… Ya da taze kesilen karpuz, kızarmış patlıcan… Hafif bir esinti çıkınca da iyot. Ooff, tam bir cümbüş! Hepsi ayrı ayrı şahane kokar, bir de bir araya gelince aklınızı başınızdan alır.
Yani benimkini alır. Herkes yan komşunun mangal kokusuna katlanamaz mesela, ama bence yazın olmazsa olmazıdır. Yan komşunuz bahçesinde mangal yakmıyorsa, sıkıcı bir komşunuz var demektir. Hele rakıya konan su sonrası etrafa yayılan anason kokusu…
Ama kış öyle mi ya? Ne kokar kış? Kestane demeyin, sevmem o kokuyu 🙂 Kışla ilgili beni heyecanlandıran hiçbir şey yok. Yazdan uzun olması da cabası.
Neyse, yaza olan aşkım sanıyorum anlaşılmıştır. “Peki bu sizi niye ilgilendirsin?” kısmına gelince: Bana ne, ben yazdım, isteyen okur, isteyen geçer.
Hoşça kal 2026 yazı! Bana çok iyi davrandın, teşekkür ederim. Daha nice uzun ve sıcak yazlara…
Sevgiyle,
Nazan
Not: Başlığı okuyunca bambaşka bir şey sandınız değil mi? 🙂
Bu Yazının Bir Rengi Olsaydı: ”Karpuz Kırmızısı” olurdu.

Bu Yazının Bir Şarkısı Olsaydı :Bir arkadaşın tavsiyesiyle ”Love is the only Thing” olurdu. https://open.spotify.com/track/0MvjUr7fKzchb49tt3OrMS?si=b7ad104311314e46

Bu Yazının Bir Kokusu Olsaydı : ”Karpuz kokusu” olurdu
.

Bir Cevap Yazın